Vertebroplasti ve kifoplasti vertebra gövdesini kuvvetlendirmek amacıyla eski yöntemlere kıyasla oldukça daha az invaziv tekniklerdir. Osteoporozu (kemik erimesi) olan hastalarda omurgada çökme kırıkları daha sık görülür. Omurga basınç altında kalınca kırılır ve çöker. Bu da yükseklik kaybına neden olur. Bu yükseklik kaybı omurgayı öne doğru eğer ve kifoz denen kamburumsu görüntüye neden olur. Bu hastaların uzun süre geçmeyen ağrıları, bağırsak fonksiyonlarında düzensizlik, uyku düzeninde bozulmalar, akciğer problemleri ile beraber hayat kalitesinde ciddi anlamda düşüşlere neden olmaktadır.

 

Vertebroplastide vertebra gövdesine polimetilmetakrilat (halk arasında kemik çimentosu olarak adlandırılır) dışarıdan sadece ciltten kalın bir iğne ile girilerek verilmektedir. İşlem sırasında mutlaka skopi dediğimiz radyolojik görüntüleme ile sementin dolduğu yer, omurilik ve sinir kanallarına ve toplardamarlarla kaçak olup olmadığı kontrol edilir. Kifoplastide ise kırık vertebra bir iğne ile girilir. Daha sonra bu kırık vertebra içine ucunda balon içeren başka bir kanül yerleştirilir ve balon şişirilir. Balon çökmüş olan vertebrayı yeniden yükseltir. Daha sonra sement balon tarafından açılmış bu alana enjekte edilir. Günümüzde en yaygın kullanım yeri osteoporotik vertebra kırıklarıdır. Ancak bu işlem için çekilen yağ baskılı manyetik rezonans görüntülemede  da kırığın yeni olup olmadığına ve ödeme bakılarak karar verilebilir. Kırıktan ilk 6-8 hafta içinde MRG de genellikle ödem görülür ve bu da kifoplasti sonrası ağrının azalacağı konusunda yardımcı olur. 8 haftayı geçen kırıklarda endikasyon kısıtlıdır.

 

Osteoporoz tüm dünyada ve ülkemizde oldukça sık görülen bir sağlık problemidir. Amerika’da yıllık omurga kırığı görülme sayısı ortalama 700.000 kadardır. Bir vertebra kırığında buna bağlı olarak bir başka vertebrada kırık görülme riski ilk yıl yaklaşık olarak %20 kadardır. Bu yöntemler ile açık cerrahiye gerek kalmadan bu tür kırıkların tedavisi mümkün olmuştur.

 

Açık cerrahide uygulanan büyük cerrahi kesilerin ve büyük cerrahi enstrümantasyonun aksine kifoplasti küçük kesiler ile yapılmaktadır. Genel anestezi alamayacak, yaşlı, genel durumu bozuk hastalarda daha güvenli bir yöntemdir. Enfeksiyon, kanama, uzun süre cerrahiye ikincil gelişen hareket kısıtlılığı bu yöntemlerle neredeyse hiç olmamaktadır. Uzun süre yatmaya bağlı tromboemboli, akciğer problemleri, yatak yaraları, uzun süreli ilaç kullanma ve korse kullanımından kaçınılmış olunur. Kifoplasti ve vertebroplasti osteoporoz yanında, travmatik kırıklarda, hemanjiomlarda, tümörlere bağlı vertebra kırıklarında da efektif olarak kullanılabilir. Ancak her işlem gibi bu işleminde komplikasyonları vardır. Verilen bu sement sıcaktır ve sertleşirken etrafına ısı veriri. Sementin omurga gövdesinin arka duvarında olan kırık hatlarından veya verilme yolundan omurilik kanalı ve sinir kökü kanallarına kaçması sonucu omurilik ve sinirde hem bası oluşturması hem de sinir dokularında yanmaya neden olup geri dönüşü zor olan nörolojik bozulmalara neden olabilir. Çok daha nadir olarak yine sement toplar damar yolu ile akciğer ve beyne kaçabilir. Ciddi kaçaklarda çok çok düşük de olsa ölüm riski vardır. Ancak bu durumlar cerrahi komplikasyonlarla karşılaştırıldığında daha düşüktür.

 

Ameliyat sonrası hastaların ağrılarının geçmesi mekanik, ısı yayılımı ile ağrı sinir uçlarının yanması ve kimyasal nedenlere dayandırılmaktadır. Bu yollardan mekanik stabilizasyon un en önemli ağrı geçirme sebebi olduğu düşünülmektedir.

Prof. Dr. Halil İbrahim Seçer

Tlf (Türkiye): 0 532 542 8339

Tlf (Kıbrıs)   : 0 548 842 8339

Bu websitesi Prof. Dr. Halil İbrahim Seçer'in resmi kişisel sayfasıdır. Bu sitede yer alan makale ve videolar izinsiz kopyalanamaz. Kaynak belirtilerek ve bağlantı verilerek alıntı yapılabilir. Bu sitede verilen bilgiler tanısal veya tıbbi öneri amaçlı olmayıp, bilgilendirme amaçlıdır. Tedavi için uzman bir hekime başvurunuz.

This site was designed with the
.com
website builder. Create your website today.
Start Now