Ulnar sinir iki yerde sıkışabilir. Bunlardan ilki ve en sık görüleni dirsekte ulnar sinirin kubital olukta sıkışması yada irritasyonudur. Kolda dirseğin iç tarafındaki kemik çıkıntısına medial epikondil adı verilmektedir. Medial epikondilin arka kısmında olan kubital oluğun içinden ulnar sinir geçmektedir. Sinir bu olukta veya hemen oluğa girmeden veya çıktıktan sonra kas içinde sıkışabilir.

Ulnar sinirin sıkaşabileceği ikinci yer ise el bileğinin iç kısmında guyon kanalı olarak bilinen tüneldir.

Ulnar sinir özellikle yüzük ve serçe parmağımızın olmak üzere parmakların yanlara doğru açılması ve kapanması ile bu iki parmakla orta parmağın dış yan kısmının hissetmesini sağlar.

 

Dirsekte sinir sıkışmasının nedenleri nelerdir?

Kişilerin kemik yapısına bağlı olarak yapılan ters hareketler neticesinde dirsek kısmı aşırı kıvrılırsa ulnar sinir tünelin dışına kayarak yine geriye döner. Sinirin devamlı bu geçişi yapması sinirde yıpranmaya neden olabilir. Romatizmal hastalıklara bağlı ulnar sinir sıkışabilir. Dirseğin kırıklarında iyileşme dokusu sinire basu yapabilir. Dirsek etrafında oluşan kistler ulnar sinirin tünele geçişini engelleyerek sinir sıkışmasını oluşturabilir. Dirseğin uzun süre bası altında kalmasını sağlayan işlerde çalışan kişilerde genelde sinir sıkışabilir. Dirseğini kıvırararak uzun süre üzerine yatmakla da sinirde sıkışma olabilir.

 

Belirtileri:

Sık, sık serçe ve yüzük parmağında ağrı oluşur. Ağrı dirseğin iç kısmına doğru yayılabilir. Ağrı zamanla daha da azalarak geceleri uyuşma ve karıncalanma hissi görülür. Elin sallanması ağrının yavaşlamasına yardımcı olur. Başlarda  hafif olan ağrı sonradan şiddetlenip özellikle belirgin kol hareketleri ile artabilir. İleri aşamalarda parmaklarda güçsüzlük ve kasılmalar ile pençe eli görüntüsü ortaya çıkabilir.

 

Tanı:

Tanı, şikayetlerin ayrıntılı öyküsü ve bu duruma yol açacak diğer nedenlerin araştırılmasıyla konulur. Benzer bulguların boyunda fıtık veya daralmaya bağlı da olabileceği düşünülmelidir. Boyun MR’ı ve ENMG (sinir elektrosu) tetkikleri yapılarak tanı kesinleşir.

 

Tedavi:
Sinir hasar gördüğünde %100 tamamen düzelen bir organ değildir. Bu nedenle hastalık sıkı takip edilmeli sinirdeki hasar ilerlemeden müdahale edilmelidir. Tedavide hafif lezyonlarda öneriler, ilaç tedavisi ve ateller ile istirahat faydalı olabilir. Şikayetlerin devamı, hastalığın ilerlemesi durumunda cerrahi olarak sinir sıkıştığı yerde serbestleştirilmelidir.