Servikal Dar Kanal

Servikal spinal kanal darlığı boyun omurlarının ortasında bulunan ve omuriliğin geçtiği kanalın ve/veya omurilikten çıkıp kolaarımıza giden sinirlerin geçtiği kanalların daralmasıdır. Bu daralma ile birlikte boynun şeklinde bozulma, boyun omurlarında öne ve arkaya kauma veya dönme olabilir. Daralma; kemiklerdeki dejenerasyon ve omurga arka kısmındaki eklemlerin kalınlaşması, kanalın önünde ve arkasında bulunan bağların kireçlenmesi ve omurlar arasında bulunan yumuşak kıkırdaktan oluşan disklerin dejenerasyonu ve fıtıklaşması ile olabilir.

Belirti ve Bulgular

Genellikle sinir kökü (radikülopati) veya omurilik basısına (myelopati) bağlı yakınmalarla kendini gösterir. Ancak her dar kanalı olan hastada şikayet  ve bulgu olmayabilir. Belirtilerin ortaya çıktığı hastalarda ek olarak kollarda ve bacaklarda güçsüzlük ve fonksiyon kaybı bulunmaktadır. Dar servikal kanalın bir sonucu olarak gelişen servikal myelopati denilen servikal bölgedeki omuriliğin hasarlanmasına bağlı kişi gündelik yaşantısında gömleğini düğümlemek, kapı kolunu açıp kapayamamak, kavanoz kapağını açamamak, dişlerini fırçalayamamak gibi özellikle parmak hareketlerini içeren ince işlerde zorluk çekebilir. Bacaklar ile ilgili yakınmalar ise yürüme zorluğu, bacaklarda güçsüzlük olarak ortaya çıkar ve yardımsız yürüyememeye kadar ilerleyebilir. Servikal myelopatili hastaların yakınmalarından bir diğeri de idrar tutamamaktır. Hastalığın ilerlemesiyle idrar ve gaitayı tutamama, istemsiz kaçırma meydana gelebilir. Bu yakınmalar hastadan hastaya değişkenlik gösterebilir ve bu şikayetlerin ilerlemesi her hastada farklı sürelerde gerçekleşebilir.

Erken tanı, bu hastalık grubunda çok önemlidir. Erken tanı sonrası uygulanacak tedavi ile hastaların yakınmalarının ilerlemesinin önüne geçilebilir. Hastalığın tanısının konulması, hastanın yakınmalarının dinlenmesi ve bunlar doğrultusunda hekimin soru sorması ile başlar. Klinik genelde sinsi başlar ve ilk başlarda bulgu vermez. Hastalığın ilerleme oranı değişiktir ve myelopati geliştikten sonra tamamen düzelme nadirdir. Bu nedenle hastalığın erken teşhisi ve tedavisi hastalığın cerrahi sonrasında iyileşmesi açısından en belirleyici faktördür.  Olguların %75’inde stabil periyotlarda ataklar halinde kötüleşme, %20’sinde yavaş ilerleme, %5’inde ise ani kötüleşme görülmüştür. Miyelopati ilerledikçe her iki bacak daha güçsüz ve spastik hale (kas katılığı) gelir.

Tanı

Boynun direk röntgen filmleri, servikal dar kanal tanısını doğrulamak için yeterli bilgi vermeyebilir. Genellikle bu tanıyı koymak için Manyetik Rezonans Görüntüleme (MRG) kullanılır. MRG, dar servikal kanalı ve sıkışmış omuriliği çok detaylı olarak gösterir. Eğer oradaki bağların kireçlenmesinden de şüpheleniliyorsa mutlaka bilgisayarlı tomografi de çekilmeli ve ameliyat gerekli ise planlama buna göre yapılmalıdır.

Tedavi

Radyolojik olarak tespit edilmiş dar kanalı olan, ancak şikayet ve bulguya neden olmayan olgular ve uzman doktorun değerlendirmesi sonrasında teşhis edilen hafif seviyede servikal dar kanal olan olgularda ameliyat dışı yöntemler tedavide ilk seçenektir. Kol ve bacaklardaki güçsüzlüğünün artması ve kısa bir zaman içinde ilerlediğinin saptanması, gündelik yürüme kapasitesinin ise azalıyor olması cerrahi seçeneği bu tür olgularda ön plana çıkarmaktadır.Cerrahi tedavinin amacı omurilik ve sinir kökü üzerindeki basının ortadan kaldırılması, omurgada mekanik bir boukluk varsa bununda sabitlenmesidir. Bu amaca değişik ameliyat teknikleri ile ulaşılabilir. Ameliyatlar boynun ön veya arka tarafından yapılır. Ancak bazen ileri derecede ve uzun segmentte darlığı olan hastalarda nadiren hem önden hem de arka taraftan ameliyat gerekebilir.

Cerrahi sonrası hastaların hastanede kalma süresi yapılan ameliyata göre değişmekle birlikte sadece diske yönelik ameliyatlardan sonra 1 gece, daha komplike ameliyatlardan sonra ise 5-7 gün hastanede kalınması gerekir. Ameliyat sonrası hastalar cerrah tarafından belirlenmiş olan bir rehabilitasyona alınır ve ameliyat sonrası iyileşme süreci kısaltılmaya çalışılır.

Prognoz

Cerrahi uygulanan hastaların %70-80,inde operasyon öncesi durumlarına göre düzelme görülmektedir. Asıl amaç hastalığın kötüye gidişine dur demektir. Hastanın şikayetlerinin geçmesi, nörolojik muayenesinin düzelmesi uygun rehabilitasyon programlarıyla birlikte gerçekleşebilir Hastanın ileri yaşta olması, beraberinde kalp ve akciğer rahatsızlıklarının bulunması, sigara ve alkol kullanımı, altta yatan şeker hastalığının olması cerrahi sonrası hastanın iyileşmesini yavaşlatabilir ve olumsuz yönde etkileyebilir. Hastanın ameliyat öncesi klinik durumunun ciddiyeti ve hastalığının ilerlemiş olması ameliyattan göreceği faydayı da azaltmaktadır. Bu nedenle erken tanı ve erken tedavi bu hastalıklarda çok önemlidir.