Omurga ve Omurilik Tümörleri

 

Omurga tümörleri ekstradural (omurilik zarının dışında yer alanlar), intradural ekstramedüller (omurilik zarının içinde fakat omuriliğin dışında yer alanlar) ve intramedüller (omuriliğin içinde yer alanlar) olarak üçe ayrılır.

 

Bulundukları yere ve yaşa göre değişik bulgularla açığa çıkarlar. En sık görülen bulgular, boyun, sırt veya bel ağrısı, omurgada eğilme, kemik kırıkları, elde veya ayakta uyuşma ve güçsüzlük ile idrar ve gaita yapmada oluşan sıkıntılardır. Omurga tümörlerinde ağrı paradoksal olarak istirahat halinde iken ve geceleri fazladır. Hareketle ve gün içinde ağrı azalır. Bu özellik yatarken toplardamarlardaki kirli kan dönüşün güçlüğüne ve beyin omurilik sıvısı (BOS) toplar damar emiliminin azalmasına bağlanmaktadır. Bazı omurga tümörleri (sıklıkla ependimoma) BOS dolaşımını engelleyip hidrosefaliye neden olabilir.

 

Kemikten Kaynaklı (Ekstradural) Omurga Tümörleri

Daha çok omuru tutan ve ekstradural tümörler olarak adlandırılan tümörler kemik ile ilişkili olanlardır. Bu tümörler kabaca şöyle sıralanabilir: Osteoma, Hemanjioma, Osteoblastoma, Anevrizmal kemik kisti, Osteosarkoma, Hemanjioperistoma, Anjiolipoma, Anjiosarkoma, Dev hücreli tümör, Kordoma, Kondroma, Enkondroma, Osteokondroma, Plazmositom, Kondroblastoma , Multipl miyelom, Kondrosarkom, Ewing sarkom, Fibroma,  Lipoma, Fibrosakom, Anjiolipom.

 

Osteoid osteoma ve osteoblastoma patolojik olarak aynı karakterde fakat boyut olarak farklı tümörlerdir. Osteoid osteoma 1.5 cm’den küçük iken osteoblastomalar 1.5 cm’den büyüktür. Ağrılı lezyonlardır ve en sık bacak kemiklerini tutarlar. %10-41 omurga tutulumu izlenir ve hemen daima omurganın arka elemanlarında görülür. 20-30’lu yaşlarda ve erkeklerde daha sıktır. Geceleri artan ve aspirine cevap veren ağrı tipiktir. Tümörün küretajı veya çıkarılması semptomlara yönelik olarak yapılabilir. Osteokondrom denen tümörde ise  omurga tutulum %7 oranında izlenir. İyi huylu lezyonlardır.

 

Anevrizmal kemik kisti iyi huylu, omurga tutulumunun daha nadir görüldüğü bir hastalıktır. Belde arka elemanlar daha sık tutulan alandır. 20-30 yaşlarındaki kadınlarda daha sık izlenir. Ağrı, lokal şişlik ve sinir kökü tutulumu en sık izlenen bulgulardır. Tedavide cerrahi olarak çıkarılması önerilir.

 

Hemanjiomlar vertebranın en sık karşılaşılan iyi huylu tümörleridir. En sık sırt oöurlarında ve bayanlarda izlenir. Çoğu zaman şikayet oluşturmaz. Lokal ağrı veya nadiren sinir ve omurilik basısı yapabilir. Cerrahi tedavi veya radyoterapi semptomatik vakaların tedavisinde kullanılabilir.

 

Eozinofilik granülom proliferatif bir hastalıktır. Omurga tutulumu varsa en sık boyun omurlarında ve omurganın gövdesinde izlenir. Ağrı ve omurganın aksında bozulma ile seyreder. Tedavisi cerrahidir.

 

Osteoklastom, dev hücreli tümör olarak da adlandırılır ve lokal saldırgan ama iyi huylu tümörler olarak adlandırılır. Omurga tutulumu ancak %2-3 oranında izlenir. Kadınlarda daha sıktır ve herhangi bir yaşta herhangi bir omurganın herhangi bir bölümünde ortaya çıkabilir. Ağrı ve kas spazmı en sık rastlanan bulgulardır. Cerrahi olarak total çıkarmak amaç olmalıdır. 

 

Plazmositom soliter, ekstramedüller veya multipl miyelom şeklinde seyredebilir. Ekstramedüller tip, multipl miyelom ve soliter miyelomdan daha iyi seyirlidir. Kötü huylu bir tümördür. Sırt omurgalarının tutulumu sıktır. 50 yaş kadınlarda daha sık izlenir. Ağrı en sık karşılaşılan semptomdur. Cerrahi ve radyoterapi tedavide uygulanır. Multipl miyeloma en sık karşılaşılan kötü huylu kemik tümörüdür.

 

Osteosarkoma multipl miyelomdan sonra en sık görülen kötü huylu kemik tümörüdür.  Omurga tutulumu %1-3 oranında bildirilmiştir. Omurganın ön elemanlarında ve erkeklerde tutulumu daha sıktır. Ağrı ve nörolojik defisit en sık karşılaşılan semptomlardır. Cerrahi tedavi, ışın ve ilaç tdavisine rağmen sonuçlar yüz güldürücü olmayabilir.

 

Ewing sarkoması sonuçları kötü olan kötü huylu bir tümördür. Bel ve sakrumda sıktır ve primer kötü huylu kemik tümörlerinin %0.5’ini oluşturur. 20’li yaşta sıktır ve ağrı en sık karşılaşılan semptomdur. Cerrahi, ışın ve ilaç tedavisine rağmen sonuçlar yüz güldürücü olmayabilir.

 

Kordoma sıklıkla kuyruk sokumunda ve baş ile boynun birleştiği yerde görülür. İskeletteki lezyonların %20’sini oluşturur. İyi huylu olmasına rağmen agresif bir tümördür.  50 ve 70’li yaşlarda ve erkeklerde sık görülür. Ağrı ve idrar ve gaita kontrol bozukluğu en sık görülen semptomlardır. Cerrahi tedavi, ışın tedavisine rağmen 5 yıllık yaşam süresi en iyi serilerde %66 olarak bildirilmiştir.

 

Kondrosarkoma kartilaj kaynaklı kötü huylu primer kemik tümörüdür. %10 oranında omurgadan kaynaklıdır. 4o’lı yaş ve erkeklerde sık izlenir. Ağrı ve nörolojik defisit en sık rastlanan semptomlardır. 5 yıllık yaşam süresi %50’nin altındadır.

 

Metastatik tümörler (kemiğe sıçrama oluşturan kötü huylu tümörler) ekstradural tümörlerin yaklaşık olarak %90’ınını oluşturmaktadır. Bu tümörler damar yolu ile veya foramenler yoluyla direk yayılabilirler. Çoklu sayıda komşu olmayan omur tutulumu; meme, prostat kanserlerinin yayılımında ve plazma hücreli kanserlerde görülmektedir. Bu tümörlerin omurga kanalının dışında kalmasındaki en büyük bariyer omurilik zarıdır. En sık meme, akciğer, lenf ve prostat kaynaklıdır. Bunlarda cerrahi tedavi, ışın tedavisi, ablasyon veya vertebroplasti (çimento tedavisi) yapılabilir. Yaşam süresi daha çok primer hastalığına bağlıdır.

 

İntradural ekstramedüller tümörler (omurilik zarının içinde fakat omuriliğin dışında yer alanlar)

Görülme sıklığına göre şu şekilde sınıflanabilir: Sinir kılıfı tümörleri (schwannoma, nörofibroma) (%40), meningioma (%40),filum ependimomu (%15) ve diğerleri (%5).

 

Nörofibromalar genellikle sinir kökü ganglionundan gelişirler ve el halteri şeklindedir. Büyük bir kısmı duranın dışındadır, hatta vertebral kanal dışına göğüs boşluğu veya karnın içine yayılmış olabilir. Genel itibarı ile iyi huylu lezyonlardır. Cerrahi olarak çıkarılırlar.

 

Meningiomalar intradural ekstramedüller tümörlerin sık görülen bir tipidir. En sık sırt bölgesinde karşımıza çıkar. Kadınlarda daha sık. İyi huyludur ve tamamen çıkarıldıklarında bir daha tekrar etmezler.

 

Miksopapiller tip ependimoma genellikle omuriliğin bitip sinirlerin saçak şeklinde aşağıya doğru uzandığı düzeyde yerleşim gösterirler. Belin 1. omurgasının altındaki intradural tümörlerde öncelikle bu tür tümörler akla gelmelidir. İyi huylu tümörlerdir. Cerrahi çıkarım ile kür sağlanabilir.

 

Epidermoid kistler anne karnındaki gelişim sırasında deri artıklarından gelişir. İyi huylu kitlelerdir. Tamamen çıkarılabilirlerse tekrar etmezler.

 

Lipoma, nörenterik kistler, araknoid kistler, paragangliomalar, hemanjioblastomalar, sarkomalar, metastazlar ve duradan kaynaklanan melanomalar diğer intradural ekstramedüller tümörlerdir.
 

İntrameddüller tümörler (omuriliğin içinde yer alanlar)

En sık görülenler: Ependimoma (%45), astrositoma (%40), hemanjioblastoma (%5) ve diğerleri (%10). İntramedüller nadir görülen tümörler arasında oligodendroglioma, nörositoma ve subependimoma yer alır.

 

Ependimoma en sık görülen intramedüller tümörledir. Kadınlarda daha sık görülür. En sık sırtın alt kısmında, omuriliğin bitip sinirlerin saçak şeklinde aşağıya doğru uzandığı düzeyde yerleşir. Ağrı ve nörolojik araz ile bulgu verirler. Tanıda spinal MRG oldukça faydalıdır. Cerrahi yolla tedavi edilirler. Tam çıkarılamayanlarda ışın tedavisi denenebilir.

 

Astrositomalar omurilik içinde görülen yaygın tümörlerden diğeridir. En sık 40 yaşlarında izlenir. En sık sırt ve boyun bölgesinde yerleşir. Tümörün beraberinde sıklıkla bir kistik yapı bulunur. Cerrahi olarak çıkarımları ependimomalara göre oldukça zordur. Bazı hastalarda biopsi ve ışın tedavisi uygulanabilir.

 

Hemanjioblastoma nadiren omurilik içinde görülen bir tümördür. Önemli bir kısmı beyin arka çukurunda izlenir. Cerrahi yolla tedavi edilir.