BEYİN KANAMALARI

 

Kafa içi kanamaları travmaya bağlı olanlar ve travmaya bağlı olmayanlar olmak üzere iki kısımda incelebiliriz.

 

TRAVMAYA BAĞLI OLMAYAN BEYİN KANAMALARI

 

Beyin dokusu içinde travma olmaksızın beyin damarlarının çeşitli nedenlere bağlı olarak hasarı sonucu gelişen ve beyin dokusunun değişik bölgelerinde ortaya çıkan ani kanamalardır.

Anahtar bilgiler

  • İnmelerin %15-30’unu oluşturur, fakat en ölümcül olanıdır.

  • İskemiye bağlı farkı dakikalardan saatlere uzayan yavaş gelişim göstermesi, sıklıkla şiddetli baş ağrısı, kusma ve bilinç seviyesinde değişikliklerin oluşmasıdır.

  • Kontrastsız çekilen bilgisayarlı tomografi (BT) başlangıçta tanısal çalışmada tercih edilir

  • Kanın miktarı  araz kalması ve ölüm riski ile ilişkilidir

  • Pıhtı, olguların en az %33’ünde, ilk 3 saat içinde genişler

  • Genç hastalarda, daha önce hipertansiyon hastalığı ve inme öyküsü olmayanlarda acil tedaviyi engellemediği takdirde anjiografi önerilir.

 

Risk faktörleri

  • Yaş: 55 yaşından sonra görülmesi belirgin olarak artar ve 80 yaşına kadar her 10 yılda bir, iki katına çıkar. 80 yaşında sıklık önceki on yıla göre 25 kat daha fazladır.

  • Cinsiyet: Erkeklerde çok daha sıktır.

  • Irk: ABD’de siyahları beyazlardan daha çok etkilemektedir. Bu durum hipertansiyonun siyahlarda beyazlardan daha sık görülmesi ile ilişkili olabilir. Doğulularda sıklık daha yüksek olabilir.

  • Geçirilmiş SVA(inme) (her tipi) riski 23:1 arttırır.

  • Alkol alımı.

  • Sigara: damar yapısını bozması nedeni ile risk faktörleri arasındadır.

  • Hipertansiyon: Bu hastalığın oluşmasındaki en önemli nedendir. Özellikle kontrol altında olmayan hipertansiyon büyük bir risktir.

  • Şeker hastalığı: Kontrol altında olmayan şeker hastalığı damar yapısını bozarak kanama riskini artırmaktadır.

  • Kullanılan ilaçlar: bazı hastalıklar için verilen kan sulandırıcı ilaç kullanımı, uyuşturucu gurubuna giren ve yasal olmayan ilaç kullanımı damar yapısında değişikliklere neden olarak bu hastalığı yol açabilmektedir.

  • Migren: migren atağı esnasında veya atağı takiben (muhtemelen çok çok nadir bir olay)

  • Arteriovenöz malformasyon ameliyatı sonrasında: “normal perfüzyon basıncının kırılmasından”. Bazı vakalarda da inkomlet AVM rezeksiyonuna bağlı olabilir.

  • Fiziksel faktörler: Aşırı fiziksel yüklenme, soğuğa maruz kalma…

  • Vasküler anomalilere bağlı (Arteriovenöz malformasyon rüptürü ya da anevrizma kanaması. Nadiren venöz anjiom kanaması)

  • Arteriopatiler: Amiloid anjiopati, serebral arterit, fibrinoid nekroz vb.

  • Nadiren Beyin tümörüne bağlı olabilir.

  • Koagülasyon veya pıhtılaşma bozukluğu hastalıkları.

  • Antikoagülan vetrombolitik tedavi alanlar.

 

Belirtileri

Bu hastalığa neden olan beyin içerisindeki bir damarın yırtılarak kanamasıdır. Bu kanama birkaç dakika ile bir saat kadar sürebilir. Bazen sızdırma şeklinde birkaç gün kadar sürebilir.

Kanamanın süresi ve şiddetine bağlı olarak; ani başlayan baş ağrısı, bayılma, nöbet geçirme, bulantı, kusma, bilinç kapanması, olmaktadır. Bu şikâyetler aniden oluşmaktadır. Ama şiddeti hastaya göre ve kanamanın beyin içindeki yerine göre değişebilmektedir. Kanama çevresinde ödem ve iskemik nekroz gecikmiş kötüleşmeye neden olabilir. Pıhtının kitle etkisinden kaynaklanan nekrozun ödeme çok az katkıda bulunmasına rağmen, deneysel çalışmalar, kitle etkisinin, kendisinin oluşan geniş ödemden tamamen sorumlu olamayacağını göstermektedir.

 

Tanı

  • BT incelemesi : BT hızlıdır, ve kanamadan hemen sonra beyindeki kanı kolayca gösterir.Pıhtı hacmi, önem taşır . BT’de hacim ölçülebilir, ilk 2 haftada hacimde çok az değişiklik olur.

  • MRG : Genellikle başlangıçta gerekli değildir.  İlk birkaç saat içinde kanı iyi göstermez. Çekim esnasında şuuru kapalı hastada solunumu sağlamak güçtür. Yavaştır ve BT’den daha pahalıdır. Ancak daha sonra faydalı olabilir.

 

  • Serebral Anjiografi: Kanama ile ilişkileri olduğunda AVM’leri ve anevrizmaları gösterebilir. Çalışma geciktirilirse kazanım artabilir. Bazı tümör vakalarında vasküler boyanma gösterilebilir.

 

Tedavisi

Beyin içi kanamaların tedavisinde tekdüze fikir birliği yoktur. Cerrahi gerektirmeyen kanamalı hastalar sıklıkla nöroloji kliniklerince takip edilir. Eğer oluşan kanama boyut olarak büyük ve beyin dokusunu sıkıştırır nitelikte ise cerrahi tedavi ile kanama boşaltılabilmektedir. Kanamanın boşaltılması, tekrar kanamaya, ödeme veya hematomun kitle etkisi nedeniyle ortaya çıkan nekroza bağlı oluşabilecek arazları azaltabilir (neden olarak özellikle eğer anevrizma veya AVM saptandıysa), fakat nadiren nörolojik bozulmaya da neden olur.

 

Kanın BOS dolaşımı olan odacıklara yayılım ile üçüncü odacık çıkışını tıkadığı hastalarda odacıklara bir katater konarak kan boşatılabilir. Ciddi miktarda odacıklarda kan olan hastaların sonu kötüdür. Pıhtı nedeniyle kataterin boşaltım devamlılığının sağlanması zor olabilir.

 

Sonuç

Bu hastalık ağır seyirli olduğundan hastanın hayati tehlikesinin yüksek olduğu bilinmelidir. Tehlikeyi atlatan hastalarda konuşma bozukluğu, nöbet geçirme, hafiften ağıra kadar derecelerde felçler gelişebilmektedir.

 

Ölümün esas nedeni beynin beyin sapına bası yapmasıdır, genellikle ilk hafta içinde görülür. Hastanede ölüm oranı ≥65 yaş olan hastalar için sıktır. Aktarılan ölüm oranları geniş farklılıklar göstermektedir, ve pıhtının büyüklüğüne ve yerleşim yerine, yaşa ve hastanın tıbbi durumuna, ve kanamanın etiyolojisine göre değişmektedir. Tüm kanamalı hastalar için 30 günlük ölüm oranı %44’dür.

Prof. Dr. Halil İbrahim Seçer

Tlf (Türkiye): 0 532 542 8339

Tlf (Kıbrıs)   : 0 548 842 8339

Bu websitesi Prof. Dr. Halil İbrahim Seçer'in resmi kişisel sayfasıdır. Bu sitede yer alan makale ve videolar izinsiz kopyalanamaz. Kaynak belirtilerek ve bağlantı verilerek alıntı yapılabilir. Bu sitede verilen bilgiler tanısal veya tıbbi öneri amaçlı olmayıp, bilgilendirme amaçlıdır. Tedavi için uzman bir hekime başvurunuz.

This site was designed with the
.com
website builder. Create your website today.
Start Now