Anadolu'da Bozkırda Konya'da doğmama rağmen deniz ve denizcilik hep ilgimi çekti. Tıp Fakültesi son sınıfta kurada Deniz Kuvvetleri mensubu olduğumda yaşantımın tamamen değişeceğini hissettim ve denize olan tutkum daha da arttı. Nihayet 1991 senesinde Üsteğmen olarak TCG Peyk'e tabip subay olarak atandığımda deniz ve denizcilikle ilk tanışmam gerçekleşti.

Bu muhripte geçen iki yılım hayatımın en güzel yıllarıydı. Denizciliğe o kadar ilgiliydim ki köprü üstünden hiç ayrılmıyordum. Hele gece sessizlğinde kırlangıçta oturup dalgaların ve geminin bordalarına çarpan suyun sesini dinlemeye ve ay ışığının dalgalarda oluşturduğu yakamozları seyretmeye doyum olmazdı. 

2 yılın ardından neyse ki ihtisas hastanem İstanbul'du ve ben nekadar yoğun çalışmadan pek denize yakın olamasam da  en azından Pazar günleri nöbetçi olmadığım zamanlarda Yeniköy'e iner deniz kenarında kahvaltı yapar, kalan vaktimi denize yakın geçirirdim. Sonrasında tekrar Anadoya dönüş ve Ankara'da geçen 11 yıl.

Nihayet gene denizle buluşuyorum. Her şey umduğum gibi olursa sanırım hayalimdeki tekneye ulaşmak mümkün olacak. Beni hiç bir şey denizden koparamaz. Rotam her zaman denizler, enerjim ise dalgalar ve rüzgar olacak....