Belde Kayma (Listezis)

 

Omurgamızı oluşturan omur kemikleri birbirleri üzerinde bir düzen içeresinde dizilirler. Normalde omurların ön ve arka kenarları, bir alt ve bir üst omurun kenarları ile aynı hizadadır. Omurlar birbirlerine ön kısımda diskler arka kısımda faset eklemler yardımı ile bağlanır. Bu dizilimin dayanıklılığını arttıran bir çok bağ yapısı da kemikler arasında köprü oluşturur.

 

Lomber spondilolistezis veya halk dilinde bilinen kullanılışı ile bel kayması iki omurganın merdiven basamağı şeklinde birbirinin üzerinde kayması ile oluşur. Bu kayma olayı sonucunda, omurganın içinden geçen omuriliğimiz sıkışır ve her iki bacakta ağrı, uyuşukluk ve yanma gibi şikayetler meydana gelir.  Bulgular genç yaşta açığa çıkabileceği gibi ilerlemiş yaşlarda omurganın yaşlanmasına bağlı da ortaya çıkabilir.

 

6 tür bel kayması vardır:

  • Doğumsal bel kayması

  • İstmik defekte bağlı bel kayması

  • Dejeneratif (yaşlanmaya bağlı) bel kayması

  • Travma  nedeniyle oluşan bel kayması

  • Tümör, enfeksiyon gibi patolojik nedenlere bağlı bel kayması

  • Ameliyat sonrası oluşan bel kayması

 

Bel kaymasının en sık nedenleri isthmus (Pars) defektine bağlı olan ve yaşlanmaya bağlı olan kaymalardır.

İnsanların yaklaşık % 5’inde bel bölgesinin alt kısmındaki omurların üst ve alt eklemlerini birleştiren kemik kısmında gelişimsel bir kırık olabilir. Bu kırıklara “spondilolizis” denir. Bu bölgenin çok hareketli olması nedeniyle oluşan kırıklar çoğu zaman iyileşmeyebilir. Ancak bu kırıklar genelde gelişme döneminde ağrıya neden olurken erişkin çağlarda ciddi sorun yaratmayabilirler. Bazı hastalarda ise kırık nedeniyle üstteki omurlar alttaki omurgaya göre öne doğru kayabilirler. Kayma miktarına bağlı olarak daha ciddi sorunlara neden olabilir.

Bel kaymasının diğer bir türü ise omurgada ve çevresindeki bağ dokularında yaşlanma sonucu meydana gelen yıpranma nedeniyle görülen bel kaymasıdır. Genellikle kadınlarda ve en sık L4-5 mesafesinde görülür. Dejeneratif spondilolistezis olarak adlandırılır. Dejeneratif bel kaymalarına çoğunlukla dar kanal da eşlik eder.

Stres kırıkları her zaman klinik belirti vermeyebilir. Bazen başka nedenlerle çekilen bel filmlerinde tesadüfen ortaya çıkabilir. Kayma şikayete neden olursa genellikle ilk oluşan şikayet bel bölgesinde ağrıdır. Bel kaymaları da kayma oluştuktan yıllar sonra bile belirti vermeyebilir. Görülen belirtiler arasında bel ve kalça ağrısı; bacaklarda hissizlik, ağrı, adale gerginliği, güçsüzlük, bel eğiminde artış veya yürüme güçlüğü sayılabilir. Bu belirtilerde istirahat ile geçici bir rahatlama oluşsa da genellikle ayakta durma, yürüme ve diğer aktivitelerle ağrılar artar.

  

Ameliyat sonrası oluşan kayma  çoğu zaman ilk ameliyatta omurgayı birbirine bağlayan eklemlerin aşırı alınması sebebi ile açığa çıkar.

 

Bel kaymasının kayma derecesine göre 4’e ayrılır.

  • 1. derecede kayma %25’den az,

  • 2. derecede %50’den az,

  • 3. derecede %75’den az ve

  • 4. derecede ise %75 ile %100 arasındadır.

 

Tanı

Tanı, hastaların detaylı bir fizik muayenesi ile başlar. Sinirlerde sıkışma oluşturan kaymalarda, hastaların anlattığı ağrı ve uyuşma öyküsü deneyimli hekimleri tanı açısından yönlendirir. Yine hastaların nörolojik muayenesi kayma bölgesi hakkında bilgi verir.
 

Bel kaymalarının tanısında radyografik testler çok önemlidir. Tedavi şeklinin belirlenmesinde kaymanın bel hareketleri ile artıp azalması hekimler açısından çok anlamlıdır. Bunun belirlenmesi hastaların öne ve arkaya eğilmesi sırasında çekilen radyografilerle sağlanır. Ayrıca bu hastalarda tüm omurganın dengesini görmek için ayakta skolyoz (arka ön ve yan) grafileri de çekilmelidir.
 

Stres kırıkları çoğunlukla düz radyografilerde saptanamaz. Şüpheli olguların bilgisayarlı tomografi incelenmesi uygun olacaktır. Kaymaya bağlı sinir sıkışmaları ve omurilik kanalındaki daralmaların tanısında MRI (Manyetik rezonans) çektirilmesi ile kesin tanı konulur. Doktorunuz gerekli durumlarda EMG (Elektromiyografi) testine de başvurabilir.

 

Tedavi

Şikayet oluşturmayan stres kırıklarının ve bel kaymalarının takip edilmesi uygundur. Yine 1. derece kaymalarda istirahat, ağrı kesici ve antiinflamatuar ilaçlar, geçici korse kullanımı ve fizik tedavi yöntemlerinden biri veya birkaçı ile şikayetlerde rahatlama sağlanabilir. Bel ağrısı ile birlikte sinir sıkışmasına bağlı bacak ağrısı ve uyuşma var ise epidural veya foraminal enjeksiyonlar tedaviye eklenebilir.

Eğer hastanın bel kayması 1. dereceden fazla ve hastada bulgular açığa çıkarıyorsa ya da hareketli filmlerde kayma derecesi ve açıları değişiyorsa (mekanik bozukluk varsa) hasta cerrahi olarak tedavi edilmelidir. Yine adelosan dönemde görülen stres kırıkları ağrıya yol açıyor ve gençlerin aktivitelerini kısıtlıyorsa cerrahi olarak tedavi edilmelidir. Cerrahi tedavide en uygun metot hekiminizce belirlenir. Genellikle tercih edilen yöntem, kırık bölgenin kaynatılması için kemik greftleri ile desteklenmesiyle birlikte vida ve araya kafesle konarak kaymanın mümkünse düzeltilip sabitlenmesidir. Bu ameliyatlarda çoğu zaman omurilik kanal daralması ve sinir sıkışması da tespit edildiği için hastalara aynı ameliyatta  bu sıkışmış olan sinirlerin rahatlatılmasına yönelik tedavi de uygulanır. Böylece kısa dönemde iyileşme elde edilmekte ve hastalar eski aktivitelerine bel hareketlerinde bir kısıtlanma olmadan kavuşmaktadır.

 

İleri yaşlarda oluşan kaymalarda da hastalık ilaç tedavisi ile azalmayan şikayetlere yol açıyor, sinir basısı bulguları oluşturuyor ve ilerleme gösteriyorsa cerrahi tedavi gereklidir. Ameliyat sonrası uygulanan rehabilitasyon programları ile iyileşme süreci desteklenir.